Make your own free website on Tripod.com
Turk Dili, Turk Dilinin Onemi ve Turk Dilinin Yarini
Bolum II

Kulturleri ve milletleri birbirinden ayiran en onemli unsur tartismasiz dildir. Dil kendi icinde bulunan ifade tarzi, gramer, kelime hazinesi vb. ile ait oldugu toplumun dusunce ve dusunceyi ifade tarzinin temelidir. Yani diger bir deyisle bir milletin dili o milletin fertlerini birbirine baglayan temel unsurdur. Milletin ortak hafizasini, bu hafizayi teskil eden hatiralarin, ortak degerlerin temelidir.

Dunyada dil bilimcilerinin kabul ettigi dort tane "Imparatorluk dili" vardir. Bunlar; Arapca, Latince, Ingilizce ve Turkcedir. Imparatorluk dillerinin ortak ozlligi bunlarin bir ozdil olmamasidir. Bu yuksunulecek birsey olmadigi gibi bence tam tersine ovunulucek bir ozelliktir. Dunyada kac millete kitalara hukmedecek imparatorluklar kurmak nasib olmustur? Imparatorluk dili olmak zordur, hatta imkansizdir. Bunun icin de buyuk bir millet ve devlet olma zorunlulugu vardir. Buyuk bir devletin topraklari ne kadar fazla olursa icinde barindirdigi milletler ve diller de o kadar fazla olur. Milletimizce feth edilen topraklar bize nasiul vatan olmus ise, feth ettigimiz kelimeler de bizim olmustur.

Ancak Turkceyi diger imparatorluk dillerinden ayiran ck onemli ve kendine has bir ozelligi vardir. Turkcemiz henuz atayurdumuz Orta Asya da daha dogarken bir imparatorluk dili idi ve daha o zamanlar bile edebi bir dil idi ki Turkceyi inceleyen dilbilimciler sanki Turkcenin daha baslangicta dil bilimciler tarafindan tertip ve tanzim edilerek topluma sunuldugunu soylemislerdir.

"Milli his ile dil arasinda cok onemli bir bag vardir.*". Milli birligin ve varligin korunmasi acisindan oynadigi rolu iyice bir dusunurseniz, guzel Turkcemizin nasil bir onem tasidigini rahatca anlarsiniz. Kisaca, dil milli varligin temel belirtisi oldugu gibi devamini da saglayan temel unsurlardandir.

Dunyamiz nasil ki hergun degismektedir, insanlarin, milletlerin degismesi, dillerin degisime ugramasi da normaldir. Bunun aksini iddia etmek ahmaklik oldugu gibi, bunu engellemek de cagdisilik ve nafile kurek cekmektir. Burada muhim olan dilin temel yapisini, iskeletini, gramerini, sintaksini vb.'ni korumaktir. Cunku degisim nasil bir tabiat kanunu ise, dilini yitiren bir milletin yok olmasi da bir tarih kanunudur.

Sacmasapan, ilmi gerceklere dayanmayan, uydurma kelimeler yaratmanin ne bilimsel ne de toplumsal bir yarari vardir. Bana sorarsaniz her turlu dis ve suni mudahale gibi tam tersine zarari vardir. Elbette Ozturkcenin karsisinda degilim ama kirk yillik arabaya da "oturgacligoturgec" diyecek kadar embesil de degilim. Boyle gereksiz ve sonucu olayan meselelerle ugrasacagimiza Balkanlardan Cin'e, Urallar'dan Afrika'ya uzanan genis sahalarda kalabalik Turk topluluklarinin ve onlarin kulturlerinin Turk milli bunyesine bir canlilik katmasini hedef alinmalidir. Cunku Turkce meselesi asla ve asla resmi hudutlarimiz icinde kalan, yalniz Turkiye Turklerinin ilgilendiren bir mesele degildir. Zaman bazinda tarihin derinliklerinden gelen, cografya bazinda genis olan dilimizin cagdas kultur icaplarina gore gelistirmek, halk dili ozelligini muhafaza etmek, hatta daha da sadelestirmek, milli ve tarihi gecmisinden digan ozel fonksiyonlarini gozonunde tutarak fikir, edebiyat, felsefe, ilim, alanlarinda soz sahibi yapmak yonunde calismalar yapilmalidir.

ATATURK en hakiki mursitin bilim oldugu yonundeki inanci ile Turk tarhini aydinlatmak icin T.T.K'yi (Turk Tarih Kurumu) ve Turk suurunu canli uyandirmak - canlil tutmak icinde T.D.K'yi (Turk Dil Kurumu) kurmustur. Bu saydiklarima elbette ki ilmi yollardan ulasmayi hedeflemisti ve bizlerin de bunlari ilmi yontemlere gelistirmemiz icin bu kurumari kurmustu. Ancak ne acidir ki kendisinin vefati ustune ozellikle T.D.K mensuplari Turk diline gerekli ozeni gostermemis ve onun yukarida belirtmeye calistigim fonksiyonlari gozonunde bulundurmamistir. Bu yuce insanin tespit ettigi dava ihmale -bence ihanete - ugradi. Oyleki "ilmi" bir kurum olan T.D.K bu kimliginden hizla uzaklasti ve siradan bir devlet kurumuna donustu. Yani o yuzlerce "salla basi al maasi" kurumlarindan birine... Inanmayacaksiniz ama kurumun tuzugunde yer alan "ilmi" kelimesi bir koongre karari ile kaldirildi ve ilim disi davranmak yasal hale getirildi. Kurum oyle bir hal aldi ki 35 kisilik yonetim kurulunda gercek dilbilimcilerinin sayisi kimi zaman 3'e kadar dusuruldu.

Boylesine onemi olan milli bir davanin bu traz bir keyfiyet ve "yaptim olduculuga" surukleyenlere ne diyecegimi bilemiyorum. (Aslinda biliyorum da terbiyem el vermiyor.) Bu uygulamada israr edilmesi halinde ozbenliginden uzaklasmis, temelsiz, uydurma, yapay, komik, anlamsiz  bir Turkce ile Turk Kulturu, dunyasi, mazisi ile yabancilasmis bir Turk Dunyasi dogmasi kacinilmazdir. Bazi zamanlar, "Acaba amaclari bu olabilir mi?" diye dusunuyorum. Inanamiyorum - Inanmak istemiyorum... Bu devletin, bu milletin dili gibi mukades bir emanet verdigi insanlarin  bu kadar soysuzlasabilecegini aklim kabul etmiyor. Ancak tarihte boyle durumlarla karsilasmis, "gaflet, dalalet ve hiyanet'e" ugramamis da degiliz. Ugrunda irmaklar gibi kan akitilan sadece bu aziz vatanin topraklari degildi ve hala degil. Bu milletin dili, kulturu, mazisidir ve hic kimsenin kahraman sehitlerimizin kemiklerini sizlatmaya hakki yoktur - OLAMAZ - BUNA IZIN VERMEDIK , VERMEYECEGIZ!!! Tarih boyunca butur soysuzlarla siksik karsilasan yuce Turk milleti onlara en guzel cezayi vermesini bilir ve bundan kacis yoktur.

.
Bu hesap baslamistir efendiler;
Gercek milliyetciler, gercek liderler;
Gercek kalem ve fikir adamlari
mutlaka ve mutlaka
BU KABUSU YIRTACAKLARDIR!!!

Bir zamanlar milletlerarasi bir kultur dili olan Turkce herturlu olumsuzluga ragmen bu ozelligini halen yitirmemistir ve son donemlerde yasanan olaganustu olmayan (S.S.C.B'nin yikilmasi gibi) Dunya capindaki gelismeler neden ile eski yerini alma sansini yakalamistir. Bu firsatin kacmamasi, Turk dilinin gelecegi bu kurumun emin ve bilincli ellere teslim edilmesine baglidir.

.
Turk demek;
Turkce demektir.
.........................M.Kemal ATATURK
.....

Geri

Ileri

Index